BÖLÜM III – ZİRVE VE GİZLİ ÇATLAK (1987–1994)
- Sierra Yachting
- 2 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 7 saat önce
1987 yılı itibarıyla Madrazo Karteli, Sinaloa merkezli bir yapı olmaktan çıkmıştı.
Artık yalnızca rotaları değil, piyasanın dengesini belirleyen aktörlerden biriydi.
Diğer karteller Madrazo’yu doğrudan karşısına almaktan kaçınıyor, devletle temaslarda Madrazo adını hesaba katmadan adım atmıyordu.
Bu dönem, kartelin ilk ve gerçek Prime dönemi olarak kabul edilir.
PRIME DÖNEMİN YAPISI
Bu yıllarda Madrazo Karteli üç temel sütun üzerine oturuyordu:
Eduardo Madrazo: Mutlak lider. Son söz onundu.
Rafael Madrazo: Operasyonel ve stratejik akıl.
Gustavo & Ernesto Madrazo: Gücün uygulanması ve paranın yönetimi.
Bu yapı sayesinde kartel:
sevkiyatları aksatmadan yürütüyor,
gelirleri istikrarlı şekilde artırıyor,
iç disiplini sıkı tutuyordu.
Eduardo bu dönemde kartelin tartışmasız yüzüydü.
Sertliği bilinirdi ama artık yalnızca bir korku figürü değildi;
kararları öngörülebilir, tepkileri ölçülüydü.
Rakipler için Madrazo, saldırılması değil anlaşılması gereken bir yapıydı.
Rafael ise bu Prime dönemin mimarıydı. Genişleme sınırlarını o çiziyor, hangi bölgede durulacağını, hangisinde ilerlenmeyeceğini o belirliyordu. Kartelin hızlanmasını değil, sabitlenmesini savunuyordu.
GİZLİ AYRIŞMA
Ancak zirveye çıkıldıkça, bakış açıları ayrışmaya başladı.
Eduardo Madrazo, bu gücün daha ileri taşınabileceğine inanıyordu.
Ona göre Madrazo Karteli artık yalnızca bölgesel bir otorite olmamalıydı; daha geniş alanlarda söz sahibi olmalıydı. Bu, daha sert hamleler ve daha görünür bir güç demekti.
Rafael ise bu yaklaşımı riskli buluyordu. Kartelin büyüklüğünün, görünmezliğiyle doğru orantılı olduğunu düşünüyordu. Ona göre Madrazo’nun gücü, fazla dikkat çekmemesinden geliyordu.
Bu görüş ayrılığı açık bir çatışmaya dönüşmedi. Ama karar masasında sessizlikler uzadı, onaylar gecikti.








Yorumlar