BÖLÜM V – DAĞILMA, KAÇIŞ VE YENİ DENGE (1998–2015)
- Sierra Yachting
- 4 gün önce
- 3 dakikada okunur
Rafael Madrazo’nun ölümünden sonra Madrazo Karteli kısa vadede güç kaybetmedi.
Aksine, dışarıdan bakıldığında daha merkezi, daha sert ve daha hızlı karar alan bir yapıya dönüştü. Ancak bu güç, kartelin iç dengesinin korunması pahasına sağlanmıştı.
Bu dönem, Madrazo Karteli’nin tek adam yönetimine geçtiği dönemdir. EDUARDO MADRAZO’NUN TEK ADAM DÖNEMİ
1998 itibarıyla kartelde tüm kararlar Eduardo Madrazo’dan çıkıyordu.
Rafael’in yokluğunda:
operasyonel denge ortadan kalktı,
karar alma süreçleri kısaldı,
itiraz mekanizması fiilen sona erdi.
Eduardo hâlâ stratejik düşünebilen bir liderdi;
ancak artık denge değil, mutlak sadakat talep ediyordu. Bu da kartelin esnekliğini azalttı.
Bu dönemde:
infazlar arttı,
rakiplerle uzlaşma yerini zorlamaya bıraktı,
kartel hızla büyüdü ama aynı hızla sertleşti.
Madrazo Karteli hâlâ güçlüydü, fakat artık kırılgandı.

MARTIN MADRAZO’NUN GERİ ÇEKİLİŞİ
Rafael’in ölümünden sonra Martin Madrazo, kartel içinde görünürde güç kazandı.
Görevini yerine getirmiş, Madrazo kan yasasını yerine getirmişti.
Ancak bu olaydan sonra Martin’in Eduardo ile ilişkisi belirgin biçimde mesafelendi.
Bu mesafe açık bir kopuş değildi. Martin karteli reddetmedi, babasına karşı çıkmadı.
Ama merkezin dışına çekildi.
1999 yılında Martin Madrazo, eğitim ve finans gerekçesiyle Amerika’ya gönderildi.
Resmî anlatı buydu. Gerçekte ise bu, karşılıklı bir suskunluk anlaşmasıydı:
Eduardo, Martin’in merkezden uzaklaşmasını kabul etti,
Martin ise kartelin doğrudan operasyonel yükünden çıktı.
Martin’in Amerika’ya gidişi, Madrazo tarihinde bir ilkti.
Bir Madrazo, ilk kez gücün merkezinden bilinçli olarak uzaklaşmıştı.
MIQUEL MADRAZO’NUN MEKSİKA’DA KALMASI
Martin Amerika’ya giderken Miquel Madrazo Meksika’da kaldı.
Rafael hayattayken başlatılan hazırlık süreci, onun ölümünden sonra da devam etti.
Eduardo, Miquel’i tamamen dışlamadı; aksine kartelin bazı yapısal işlerinde değerlendirdi.
Miquel:
yönetimden çok sahada yer aldı
kartelin siyasi ve ekonomik bağlantılarını öğrendi,
kararların sonuçlarını yakından izledi.
Bu dönemde Miquel, Eduardo’nun yöntemlerini benimsiyor gibi görünüyordu, fakat işin arka yüzünde Eduardo, Miquel'in beynini yıkamış ve onu kendisine benzetmeye çalışıyordu.

AMERİKA’DA YENİ BİR YAPI
2000’li yılların başında Martin Madrazo, Amerika’da özellikle Los Santos’ta kartelden bağımsız ama kartelin bilgisini kullanan bir yapı kurmaya başladı.
Bu yapı:
görünürde legaldı,
finans, medya ve şirketler üzerinden ilerliyordu,
doğrudan Madrazo Karteli’ne bağlanmıyordu.
Martin’in kurduğu bu düzen, kartelin klasik yöntemlerinden farklıydı.
Güç, doğrudan şiddetle değil:
bilgiyle,
ilişkilerle,
ekonomik baskıyla
kuruluyordu.
Bu dönem, Madrazo gücünün ikiye ayrıldığı dönemdir: Meksika’da sert, geleneksel kartel yapısı
Amerika’da görünmez, sistematik bir güç ağı

ZORUNLU KAÇIŞ VE GEÇİCİ BİRLEŞME
2010’lu yılların başında Miquel Madrazo, Meksika’da yaşanan ve detayları hiçbir zaman netleşmeyen bir olay nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Bu, bir tasfiye girişimi değil; daha çok dengenin bozulduğunu gösteren bir işaretti.
Miquel’in rotası Los Santos oldu. Martin, Miquel’i doğrudan yapının içine aldı.
Miquel’e medya alanında yetki verildi. Bu, tesadüfi bir tercih değildi.
Medya:
kamuoyu oluşturma,
algı yönetimi,
siyasi baskı kurma
açısından yeni bir güç alanıydı.
Miquel bu alanda kısa sürede etkili oldu.
Madrazo adı, ilk kez doğrudan silahla değil, görüntü ve bilgiyle hissedilmeye başlandı.

GERİ DÖNÜŞ VE KARTELİN YENİDEN TOPARLANMASI
Bir süre sonra Meksika’dan haber geldi: Madrazo Karteli çözülme sürecine girmişti.
Eduardo Madrazo yaşlanmış, hastalanmıştı. Kartel içindeki sadakat ağları zayıflamıştı. Eduardo’nun çağrısı Martin’e değil, Miquel’e gitti.
Miquel Madrazo Meksika’ya döndü. Kısa sürede:
iç disiplini yeniden sağladı,
rakiplerle geçici anlaşmalar yaptı,
karteli tekrar işler hâle getirdi.
Bu süreçte Madrazo Karteli, uzun bir aradan sonra yeniden Prime seviyesine yaklaştı.

İTİRAF VE KIRILMA
Eduardo Madrazo, ölüm döşeğinde Miquel’i yanına çağırdı.
Ve kartelin yıllardır saklanan gerçeğini açıkladı:
Rafael Madrazo’nun ölüm emri kendisine aitti.
Uygulayıcı ise Martin Madrazo’ydu. Bu itiraf, yalnızca bir aile sırrı değildi.
Madrazo Karteli’nin temelini sarsan bir gerçekti.

BÖLÜM V SON – İKİ YOL
Bu noktada Madrazo Karteli yeniden güçlüydü.
Ama artık iki ayrı dünya vardı:
Amerika’da, Martin’in kurduğu görünmez yapı
Meksika’da, Miquel’in yönettiği geleneksel kartel
Ve ikisinin ortasında, kanla kurulmuş bir miras duruyordu.
Bu bölüm, Madrazo Karteli’nin tarihindeki en kritik eşiktir. Çünkü bundan sonrası artık kartelin değil,iki Madrazo’nun kararıyla şekillenecektir.










Yorumlar